KALB VE İDRAK- 10
9. Bölümden devam
İTMİNAN — FIRTINADAN SONRAKİ LİMAN
"Bilesiniz ki kalpler ancak Allah’ın zikriyle itminana (huzura) kavuşur." (er-Ra‘d, 28)
Çalışmamızın başından beri gördüğümüz kalbin o sürekli değişken, halden hale giren ve "felç" riskiyle karşı karşıya kalan yapısı, ancak İtminan makamına ulaştığında sükûn bulur. İtminan; kalbin şüphelerden arınması, tereddütlerin bitmesi ve hakikat bilgisinin iliklere kadar hissedilmesidir.
8. Bölümden devam
Netice-i Kelâm
Bu hususu analizimizle birleştirirsek: Modern insan aslında "kalp krizi" değil, "kalp felci" yaşıyor. Bilgi var ama hareket yok. Pusula doğruyu gösteriyor ama gemi demir aldığı o sahte limandan (konfor alanından) ayrılmak istemiyor.
İşte bu yüzden, "Ey kalpleri evirip çeviren Allah'ım, kalbimi dinin üzerine sabit kıl" duası sadece bir temenni değil; bu felçten kurtulmak için bir direniş ve imdat çağrısıdır. Dualarımızda eksik etmeyelim
7. Bölümden devam
BİLGİ EKSİKLİĞİ Mİ? TASDİK / TESLİMİYET FELCİ Mİ?
Yani sorun bir "bilgi eksikliği" mi, yoksa bir "tasdik ve teslimiyet" felci mi?
Gelin, bu meseleyi üç temel düzlemde, o eşsiz "kalp" kavramlarımızla derinleştirelim:
1. Enformasyon Çokluğu, İrfan Yokluğu: "Biliyor Ama Tanımıyor"