ERDEMLİ DEVLET MANİFESTOSU- 15

(Nahl- 90. Ayet Tefsiri ve Farabi'nin El-Medînetü'l-Fazıla İdeali Üzerine

Sivil Bir İnşa Modeli)

ONBEŞİNCİ BÖLÜM (Manifestomuzu Yazmaya devam ediyoruz)

Peki kimdir bu yeni nesil kurucu çekirdek? Reçetenin ilk aktörlerini sahaya sürüyoruz:

Yeni Nesil Kurucu Çekirdek: "Sivil Mütefekkirler ve Uygulamacılar" Ama Fetö gibi İslam maskesi takmış hainler değil.

Akademinin cüppesine karşı, sokağın ve dijital dünyanın dilini bilen, teoriyi doğrudan pratik eyleme (ihsana) dönüştürebilen hibrit kadrolar olmak durumundadır. Bu çekirdek üç saç ayağından oluşabilir:

1. "Sivil" Alimler ve Yazarlar (Problemi dert edinmişDertliler)

Üniversite kürsülerinin konforuna ve unvan kavgalarına sıkışmamış; telif bilinci olan, bağımsız düşünebilen, derdi ve davası Kur’an ve Sünnet olan sivil entelektüeller.

• Görevleri: Farabi’nin akılcılığını ve Nahl- 90’ın adaletini o ağdalı, elitist akademik dilden kurtarmak. Kitaplarımızda yaptığımız gibi, meseleyi doğrudan insanın kalbine ve fıtratına hitap edecek yalınlığa, netliğe ve manifestolara kavuşturmak.

2. Dijital Sahadaki "Eylemci Gençlik" (Katalizör Kuşak)

Akademinin hantal makalelerini okumayan ama dünyayı dijital ağlarla okuyan, sistemin seküler dayatmalarından ve suni dindarlık kalıplarından yorulmuş, samimiyet arayan genç yazılımcılar, tasarımcılar ve içerik üreticileri. Aradığını İslam’ın manevi ortamında bulan kâmil insanlar.

• Görevleri: Kur’an’ın Nahl-90. Ayetinde emrettiği Ahlak ve adalet emrini alıp; podcast'lere, interaktif videolara, sivil dayanışma uygulamalarına ve oyunlaştırılmış etik simülasyonlarına dönüştürmek. Bilgiyi "öğretim" olmaktan çıkarıp, kuşağın telefonuna birer "yaşam tarzı algoritması" olarak yüklemek.

3. "Muhtasib" Karakterli Sivil Uygulamacılar (Sahadaki Erdem Zinciri)

Ticareti, hukuku, mühendisliği fiilen yapan ama paranın ve kariyerin kölesi olmamış, Nahl- 90’ın adalet ve ihsan ilkelerini kendi işinde uygulayan pratik kadrolar.

• Nasıl olacak: İnşa edilen bu yeni nesil medrese modelinin laboratuvarı olmak. Akademinin laboratuvarı yoktur, kuramsaldır; sivil hareketin laboratuvarı ise sokaktır, ticarethanedir, adliyedir. Bu kadrolar, yetiştirilen gençlere "Bakın, sistemi kaale almadan, rüşvet yemeden, liyakatle ve ihsanla bu dünyada nasıl dimdik ayakta durulur"un;yaşayan canlı kanıtı (üsve-i hasene) olacaklar. Allah bizi görüyor diyenler.

• Bediüzzaman Said Nursi ömrünü bu anlam ve iman arayışına adamıştır. Neticede mükemmel bir Risale-i Nur külliyatı ve onu izleyen ve kendine rehber edinen milyonları bulan imanlı gençler yatişmiştir. Biz neden duralım da Üstadı rehber edinmeyelim. Allah Resulü de bu metodu uyguladı. Bu asırda Bediüzzaman aynı yola baş koydu. Daha niceleri var. Ama yetmez Vazife almak kendini İslam ile dertlendirmek var.

Eğitim Değil "Terbiye ve Karakter" Hücreleri

Akademinin "öğretim" (information) modeline karşı, bu model "Terbiye ve Karakter" (Transformation/Dönüşüm)modelidir.

[Akademik Model] --------> Kuru Bilgi-> Unvan/Kariyer-> Kısır Döngü (Sisteme Hizmet)

[Sivil Çekirdek Modeli]-> Canlı Ahlak-> Erdemli İnsan-> Erdem Zinciri (Sokağı İnşa)

Bu otonom sivil çekirdek, üniversitelerin onayını ya da MEB'in müfredatını beklemeden kendi "Erdem Enstitülerini" ve dijital suffelerini kurar. Gençlik oraya diplomaya değil, "insan olmaya" ve "zihnen özgürleşmeye" gelir. Her Müslüman önce kendini Kâmil insan olma yolunda yetiştirmeli sonra Emri bil maruf ve nehy-i anil münker vazifesini kendine dert etmiş olmalıdır. Kendi erdemli olmayan nasıl insanların gönlüne dokunup erdemli toplum inşasına katkıda bulunabilir ki?

Ahmet TÜRKAN- HABERNAME

Devam edecek